İnci Ece Öztürk kimdir, kaç yaşında, başarıları neler
İnci Ece Öztürk kimdir, kaç yaşında, başarıları neler

İnci Ece Öztürk: Sporcular insanlara süper kahraman gibi görünüyor

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milli Bocce sporcumuz İnci Ece Öztürk, Diyagonal Dergi’nin Cumhuriyet Özel sayısına açıklamalarda bulundu.

Diyagonal: Cumhuriyet Bayramı, Türk milleti için büyük bir öneme sahip. Bu özel gün sizin için ne ifade ediyor?

İnci Ece Öztürk: Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum günü olan 29 Ekim hepimiz için çok önemli bir gün. Yokluklar içerisinde verdiğimiz bağımsızlık mücadelemizin, Atatürk ve silah arkadaşları tarafından milletimize en yakışır yönetim şekli ile taçlandırıldığı gün. 29 Ekim benim için umut, özgürlük ve aydınlık yarınlar demek. Küllerinden doğmak, cesaret ve emek demek. Aynı zamanda anne ve babamın evlilik yıldönümü. Tam anlamıyla bir cumhuriyet çocuğu olduğum için 29 Ekim benim için çok anlamlı.

Diyagonal:  Spor kariyerinizdeki en büyük başarıları düşündüğünüzde, bu başarıları Türkiye Cumhuriyeti adına kazanmış olmanın gururu size ne hissettiriyor?

VATANINI EN ÇOK SEVEN GÖREVİNİ EN İYİ YAPANDIR

İnci Ece Öztürk: Bana göre vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır. Gerçek vatanseverliğin bu olduğuna inanıyorum. Milli takım adına görev aldığımda her zaman bu bakış açısıyla hazırlanıyor ve sahaya çıkıyorum. Tabi ki ülkemiz adına şampiyonluklar kazanmak büyük bir gurur. Çünkü ülke olarak her alanda iyi yetişmiş, başarılı bireylere ihtiyacımız var. Elde ettiğimiz her başarıda güçlü ve başarılı Türk kadınının imajını daha iyi gösterebilmek, kız çocuklarına ilham verebilmek ve cumhuriyetimizin değerlerini daha iyi yansıtabilmek adına daha fazla motive oluyorum. 

Diyagonal:  Önceleri, çok daha fazla düzenlenen; Cumhuriyet Bayramı törenlerine veya etkinliklerine katılmak gibi bir deneyiminiz oldu mu? Nasıl bir duygu yaşadınız?

İnci Ece Öztürk: Tabi ki. Her çocuk gibi milli bayramlarda okullarda yapılan kutlamalarda görevler almıştım. Türkiye’de olduğum zamanlarda Nilüfer Belediyesi’nin milli bayramlarda düzenlediği yürüyüşlere katılıyorum. Bazen maçların denk gelmesi nedeniyle kutlamalara katılamadığım zamanlar oluyor. Yine de milli bayram kutlamaları sırasında birlik ve beraberlik duygumuzu kaybetmediğimizi, ortak değerlerde buluşabildiğimizi, Atatürk’e ve bağımsızlık mücadelemizin kahramanlarına hissettiğimiz minnet duygusunu taşıdığımızı görmek bana büyük bir mutluluk veriyor.

Diyagonal: Türk sporcularının uluslararası alandaki başarıları, ülkemizin prestijini artırıyor. Bu bağlamda sporculardan neler bekleniyor ve bu beklentilerle başa çıkmak zor oluyor mu?

SPORCULAR, İNSANLARA SÜPER KAHRAMANLARMIŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR

İnci Ece Öztürk: Çağdaşlığın ve gelişmişliği en önemli göstergelerinden bir tanesi de ülkelerin spor alanındaki başarısıdır. Sportif başarılar bir ülkenin dünyadaki prestijini ve imajını ciddi anlamda etkiler. Biz milli sporcular olarak, ülkemizin spor alanındaki görünürlüğünü ve başarısını artırmak adına önemli bir misyon yüklendiğimizin farkındayız. Tabi ki bu misyonu gerçekleştirmek çok çalışmaktan, iyi ekiplere ve iyi çalışma koşullarına sahip olmaktan geçiyor. Başarı beklentisinin olması anlaşılabilir bir durum ama sporcular uzaktan bakıldığında, insanlara süper kahramanlarmış gibi görünüyor. Halbuki sporda elde edilen başarı ya da başarısızlık sadece sporcuya atfedilemez. Sporda başarı, yani beklentilerin yerine getirilmesi için iyi bir kollektif çalışma gerekiyor. Zaten bana göre sporda başarı bu yüzden gelişmişliğin bir göstergesi.

İnci Ece Öztürk
İnci Ece Öztürk

Diyagonal: Cumhuriyet dönemindeki değişiklikler ve spor arasındaki ilişkiyi açıklar mısınız? Cumhuriyetin getirdiği özgürlükler ve eşitlik, sporun gelişiminde nasıl bir rol oynuyor? Sporun Cumhuriyet dönemiyle nasıl bir bağı olduğunu düşünüyorsunuz?

İnci Ece Öztürk: Cumhuriyetin ilk dönemlerinde spor tesislerinin artırılması, alanında uzman spor insanlarının ülkemize gelmesi, beden eğitimi öğretmenlerimizin ve spor insanlarımızın yurt dışına gönderilmesi, okullardaki eğitimin ve beden eğitimi derslerinin iyileştirilmesi gibi icraatların yanı sıra bir kadın olarak özgürce spor yapabiliyorsam, bu Cumhuriyet sayesinde edindiğim bir kazanımdır. Kadınların sosyal hayata katılımlarının güçlendirilmesi ve eşit temsili her alanda olduğu gibi kadınları spor alanında da güçlendirdi. Biz kadınlar hak, eşitlik ve özgürlükler anlamında Cumhuriyete ve Atatürk’e çok şey borçluyuz. Bugün cumhuriyetin verdiği haklar ve fırsatlar sayesinde kendi hayat yolumu kendim belirliyorum. Spor alanlarında, parklarda, sokaklarda özgürce koşmak, spor sahalarında seyircilerin önünde yeteneklerimi sergilemek, sevdiğim bir alanda eğitim-öğretim görerek beden eğitimi öğretmeni olma hakkını kazanmak, spor sayesinde dünyanın birçok farklı yerine seyahat etmek ve yeni kültürler tanımak… Bunlar cumhuriyetin güvencesini sağladığı insanca, adil, eşit ve özgür bir yaşam hakkının sonucunda gerçekleştirebildiğim şeyler. Bu değerlerin teminatı, tüm vatandaşların olduğu gibi, sporcuların da iyi oluş halini ve yaşam motivasyonunu olumlu etkiler. Bu nedenle sportif gelişimimizin cumhuriyet kazanımlarıyla çok yakından ilişkisi var. 

Diyagonal: Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan ve ülkeyi uluslararası arenada temsil eden bir sporcu olarak, genç nesillere ne gibi mesajlar vermek istersiniz?

İnci Ece Öztürk: Cumhuriyetimizin dinamik, çalışkan, öğrenen ve harekete geçen gençlere çok ihtiyacı var. Bu hayattaki tutkunuzu bulmakla meşgul olun derim. Hayatta her zaman zorluklar ve engeller olacaktır. Ancak tutkusunu bulduktan sonra insan engelleri aşma konusunda yaratıcı, cesur ve azimli oluyor. Toksik bir şekilde pozitif olmayı desteklemiyorum ancak umutsuzluk bazen kendi potansiyelimizi baltalamamıza neden olabiliyor. Bir şekilde Diyagonalnların farkında olup yine de çözüm odaklı kalabilmeyi öğrenmek gerekiyor. 

Diyagonal: Sizi spor kariyerinize yönlendiren veya ilham kaynağı olan Cumhuriyet dönemi figürleri veya olayları var mı?

İnci Ece Öztürk: Tabi ki de Mustafa Kemal Atatürk çok yönlü dehası, cesareti, liderliği, başarıları, özverisi ile benim için büyük bir ilham kaynağı. İmkânsız görülen en zorlu durumlardan çıkmayı başarmış, bir milleti ayağa kaldırmış, insanları aydınlık yarınlara inandırmış gerçek bir kahramandı. O bizler için her zaman bir yol gösterici. Ayrıca Olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu hem de arkeoloji alanında bir bilim insanı olan Halet Çambel, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınları için güzel bir örnek olmuştur. Halet Çambel bana hayatın her alanında var olma ve sınırların ötesine geçme konusunda ilham veriyor.

Diyagonal: Türk sporunun gelişimi için gelecek planlarınız veya projeleriniz var mı?

İnci Ece Öztürk: Türk sporunun gelişimi için saha içinde elde ettiğim başarılarımın yanı sıra akademik alanda da kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Beden eğitimi ve spor üzerine yüksek lisansımı Bursa Uludağ Üniversitesi’nde tamamladım. Şimdi ise aynı üniversitede beden eğitimi ve spor üzerine doktora yapıyorum. Fransa’nın Rives de Saone takımına transfer olmam nedeniyle doktoramı dondurmuş durumdayım. Ancak Fransızcamı iyice geliştirdikten sonra doktoramı Fransa’da tamamlamak istiyorum. Şu anda Fransa’da bir ilkokulda gençlik ve spor animatörü olarak çalışıyorum. Farklı bir ülkenin eğitim sistemini öğrenmek, okulların sportif uygulamalarını yerinde ve onlara dahil olarak inceleme fırsatı edinmek, bocce’nin anavatanı olan Fransa’da sporculuk yapmak, buradaki bocce kültürünü ve geleneğini deneyimlemek, yaptığım spor branşını daha iyi öğrenmek gibi unsurlar bana aktif sporculuğun dışında da çok şey öğretiyor. Spor alanında yapılan doğruları, yanlışları, gelişmiş ve geliştirilmesi gereken noktaları net bir şekilde görebiliyorsunuz. Kıyaslama yapabiliyorsunuz. Alanında isim yapmış uzman kişilerle fikir alışverişinde bulunabiliyorsunuz. Türkiye’de olduğum sürelerde benden genç sporcu arkadaşlarımla antrenman yaparken deneyimlerimi onlarla paylaşmaktan keyif alıyorum. Bireysel olarak elde edilen başarılar elbette ki çok değerli ancak bir ülkenin sportif kalitesi, elde edilen başarıların sürekliliği ile çok yakından ilişkilidir. Süreklilik için ise iyi ekiplere, iyi sportif tesislere, donanımlı spor insanlarına ve yöneticilerine, alanında yetişmiş kaliteli bilim insanlarına, iyi beden eğitimi öğretmenlerine, spor ve sağlık alanında farkındalık kazanmış bir topluma ihtiyaç var. Umarım aktif sporculuk yaşantımdan sonra edindiğim deneyimlerimi Türk sporu adına kullanma fırsatı bulabilirim. Ülkemizin beden eğitimi ve spor alanında gelişmesine katkı sunmak beni çok mutlu eder. 

Diyagonal: Sizce spor, genç nesillerin Cumhuriyet ilanının önemini ve anlamını daha iyi anlamalarına nasıl katkı sağlayabilir?

İnci Ece Öztürk:  Bir takımın içerisinde ortak amaçları taşıyan bireyler vardır. Bu bireyler ortak amaçları için çalışır, emek verir, fedakârlık yaparlar. Takımın hedefleri uğruna herkes en iyisini yapmaya çalışmalıdır. Herkesin kendi özel yaşantısında farklı yaşam şekilleri, farklı görüşleri veya farklı inançları olabilir. Ancak takımın içerisinde bu farklılıklar üzerinden ayrıştırma yapmanın, kişileri dışlamanın veya kavga çıkarmanın takıma fayda sağlamayacağını herkes bilir. Takımdaki herkese saygıyla ve adilce yaklaşılmalıdır. Çünkü başarılı olabilmek için takım içerisinde birlik, bütünlük, saygı, çalışma ve organizasyonun olması şarttır. Sporun içerisindeki bu değerler, aslında cumhuriyetin değerlerini daha iyi anlamamıza ve bu değerleri içselleştirmemizde bizlere yardımcı olabilir. 

Diyagonal: Sporun gençler üzerindeki olumlu etkileri hakkında neler düşünüyorsunuz ve bu etkileri artırmak için neler yapılabilir?

İnci Ece Öztürk: Fiziksel aktivite ve egzersiz, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez unsuru. Düzenli fiziksel aktivite yapmak bizim sağlığımızı korur ve iyileştirir. Gün içerisinde daha enerjik oluruz. Kilomuzu kontrol edebiliriz. Obezite, diyabet, kanser gibi hastalıkları önleyebilir aynı zamanda psikolojik sağlığımızı da düzenli fiziksel aktivite sayesinde destekleyebiliriz. Özgüven, öz yeterlik, konsantrasyon, dikkat, baskı altında karar verme gibi özelliklerimizi geliştirebiliriz. Ayrıca spor ortamları sosyalleşmeyi teşvik eder. Beden eğitimi öğretmenlerinin düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırma görevi, daha sağlıklı bireyler ve daha sağlıklı bir toplum yetiştirebilmek adına çok önemlidir. Bu nedenle kapsamlı okul fiziksel aktivite anlayışının benimsenmesini ve beden eğitimi derslerinin kalitesinin iyileştirilmesini çok önemli buluyorum. Ne yazık ki ülkemizde beden eğitimi derslerine gereken önem ve ciddiyetle yaklaşılmıyor. Daha sağlıklı, daha huzurlu, daha anlayışlı, daha güçlü bir toplum olabilmek için beden eğitimi çıktılarının iyileştirilmesi konusunda bakanlıkların, belediyelerin, üniversitelerin, beden eğitimi öğretmenlerinin ve spor insanlarının işbirliği içerisinde planlı ve programlı, hedeflere yönelik, koordineli çalışması gerekiyor. Beden okuryazarlığı olmayan, egzersiz yapmayan, beden eğitiminin önemine yönelik farkındalığı düşük bir toplumda sporcu olmak bizlerin de işini çok zorlaştırıyor. Özellikle de amatör spor branşlarıyla uğraşan sporcuların. Bu durumda yaptığımız işler ne yazık ki karşılığını istediğimiz düzeyde görmüyor. 

İnci Ece Öztürk
İnci Ece Öztürk

Diyagonal: Türk sporcularının uluslararası arenada başarılı olmaları, Cumhuriyet Bayramı’nın ulusal gururu nasıl artırıyor?

İnci Ece Öztürk: Sporcularımızın uluslararası alanda başarılı olması ülkemizin imajını parlatan bir olay. Bir milli sporcumuz uluslararası alanda başarı elde ettiği zaman, dünya sahnesinde Türkiye ön plana çıkıyor, tüm dünyanın gözleri Türkiye’ye dönüyor. Ne yazık ki bazı yabancılar ülkemize önyargılarla yaklaşabiliyorlar. Ancak spor çok geniş kitlelere hitap eden ve görünürlüğü çok yüksek bir şey olduğu için, spor alanında elde ettiğimiz başarılar bu önyargıların yıkılmasında çok etkili. Cumhuriyet demek gelişmişlik, demokrasi, insanca yaşam, eşitlik, adalet, hak, özgürlük, katılım demek. Milli sporcuların elde ettikleri başarıların ülkemize yönelik önyargıların yıkılmasına çok yardımcı olduğunu ve Türkiye’nin gerçek değerleri hakkında dünyaya önemli mesajlar verdiğini düşünüyorum. Ayrıca milli sporcuların elde ettikleri başarılar ülke içerisinde de birlik ve beraberliği teşvik ediyor. Bu nedenle milli sporcuların başarılarının Cumhuriyet Bayramı gibi milli birlik ve beraberlik duyguları ile kutladığımız günlerin coşkusunu arttığına inanıyorum.

Diyagonal: Cumhuriyetin ilanının 100.yılında kendinize ve bize bir söz verecek olsanız bu ne olurdu?

İnci Ece Öztürk: Kendimi geliştirmekten ve yenilemekten asla vazgeçmeyeceğime, ülkemizi ve kadınlarımızı en iyi şekilde temsil ederek genç sporculara ilham ve cesaret vermeye çalışacağıma, Atatürk’ün istediği gibi zeki, çevik ve ahlaklı bir sporcu olmaya gayret edeceğime söz verirdim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.